Gazi Kürtler´e özerklik vaadetti mi?
Yazar Sırrı Yüksel Cebeci, ´Atatürk kürtlere özerklik vaat etti´ diyen Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doçent Cemil Koçak´ı Gazi´nin sözünü kıçından anlamakla suçladı…
SABANCI Üniversitesi Öğretim Üyesi Doçent Cemil Koçak, Radikal gazetesinden Neşe Düzel´e verdiği röportajda, Atatürk´,ün 1922 yılında ´Kürtler´e yerel özerklik, otonomi ya da ona benzer bir şey verilecek´ dediğini iddia ediyor.
Gerçek böyle midir?
Atatürk´ün sözlerini ve tarihi yanlış okumak ve yanlış yorumlamak, maksatlı veya maksatsız yanlış değerlendirmelere sebep olabiliyor.
Atatürk´ün Kürtler´e özerklik vaadettiği iddiası, ilk kez Cemil Koçak tarafından ortaya atılmış değil. Teröristbaşı Apo´nun da bu iddiaya dört elle sarıldığını biliyoruz. Hatta Doğu Perinçek de bu iddiayı gündeme getirmek isteyenlerden biriydi.
Bağımsız Kürdistan kurulmasını ön gören Sevr Antlaşması´nı yırtıp atan Atatürk´ün Kürtler´e özerklik vereceğini veya vaadettiğini iddia edebilmesi için insanın aptal olması gerekir.
Heyet-i Temsiliye´de Kürt üyeler de bulunduğu halde Erzurum ve Sivas kongrelerinde kendilerinden söz edilmeyen Kürtler, ilk kez Amasya Görüşmeleri´nde gündeme getirildi.
İstanbul Hükümeti Temsilcisi Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Heyet-i Temsiliye arasındaki o görüşmelerin sonunda imzalanan tutanaklardan biri şöyleydi:
´Beyannamenin 1. maddesinde Osmanlı Devleti´nin düşünülen ve kabul edilen sınırı Türk ve Kürtler´in oturduğu araziyi kapsadığı ve Kürtler´in Osmanlı topluluğundan ayrılmasının imkansızlığı izah edildikten sonra, bu sınırın asgari bir istek olmaz üzere elde edilmesinin temininin lüzumu müştereken kabul edildi. Bununla beraber, yabancılar tarafından görünüşte Kürtler´in bağımsızlığı maksadı altında yapılmakta olan tezvirlerin önüne geçmek için de bu hususun şimdiden Kürtlerce bilinmesi uygun görüldü.´
Yani, yabancılar tarafından destek ve himaye gören Kürtçüler´in bağımsızlık isteklerinin kabul edilemeyeceği daha Amasya Görüşmeleri´nde karara bağlanmıştı.
Bir çeşit özerklik
VATAN Gazetesi Başyazarı Ahmet Emin Yalman, 16/17 Ocak 1922´de İzmir gezisine çıkan Atatürk´e şunu sormuştu:
´Kürtlük meselesi nedir? Bir iç mesele olarak değinmeniz doğru olmaz mı?´
Atatürk şu cevabı vermişti: ´Kürt meselesi, bizim, yani Türkler´in çıkarı için kesinlikle söz konusu olamaz. Çünkü, bizim ulusal sınırlarımız içinde Kürt öğeleri öylesine yerleşmişlerdir ki, pek sınırlı yerlerde yoğun olarak yaşarlar. Bu yoğunluklarını da kaybede ede ve Türkler´in içine gire gire öyle bir sınır oluşmuştur ki, Kürtlük adına bir sınır çizmek istesek, Türkiye´yi mahvetmek gerekir.
Bu nedenle başlı başına bir Kürtlük düşünmekten çok, Anayasamız gereğince zaten bir çeşit özerklik oluşacaktır. O halde hangi bölgenin halkı Kürt ise kendi kendilerini özerk olarak idare edeceklerdir…´
Lafı kıçından anlamak
ATATÜRK, görüldüğü gibi ´özerklik´ten değil, ´bir çeşit özerklik´ten söz ediyordu.
Merhum gazeteci Uğur Mumcu´nun da vurguladığı gibi, Atatürk´ün sözünü ettiği ´bir çeşit özerklik´; Apo, Doğu Perinçek ve Cemil Koçak´ın kastettiği ´özerklik´ değil, 1921 Anayasası´na göre illerin manevi kişiliğe ve özerkliğe sahip olmalarıyla ilgiliydi.
1921 Anayasası´nın 21. maddesi şöyleydi: ´İl yönetimi yerel işlerde manevi kişilik sahibidir ve özerktir.´
Atatürk, Kürtler´in kendi kendilerini yönetmelerinden değil, illerin kendi kendilerini yönetmesinden söz ediyordu. Yani İstanbul, Ankara, Adana, Erzurum, Trabzon gibi Kürtler´in yoğun olduğu Diyarbakır, Şanlıurfa, Van, Hakkari illeri de kendi kendilerini yöneteceklerdi.
Bu mudur Kürtler´e özerklik vaadi?
(Tercüman)
Bunlar adam olmaz.
Afrikadaki maymunlardan ne farkları var ki?
Kız kardeşlerini, annelerini, babalarını namus kelimesi ardına saklanarak zalimce öldürürler.
Amaaaa, yolda güzel bir kız gördüklerinde namus düşünmezler, o kızın ailesini düşünmezler, tecavüz ederler, sonra da pişmanım derler.
Bunlar insan değil. Kim olduklarını anladınız siz…
Bunlara ne verirsen ver her zaman daha fazlasını isterler.
Türk - Kürt Kardeştir diyoruz ama sikilen hep biz oluyoruz, madur insan rolünü onlar oynuyorlar.
Hangi zengin Kürt, kendi memleketine yardım etmiş?
Ben Kürt kökenliyim, anam babam Türkçe bilmez, ama asla PKK sempatizanı olmadık.
Genelde cahil olur Kürtler, çıkarlarına ulaşmak için her yolu doğru sanarlar. Bu sebeble adam da olmazlar, gerçekleri de görmezler.
Yemek verseniz, sizin yemeğinize de gözlerini dikerler.
Kürdüm ama bazen utanıyorum. Yorumuma yorum yapmayın. Bu benim düşüncem.
Bu sitenin ediörleri yazarları cizerleri ve en önemliside ilk kurucusu helal olsun!!
turk-online.net bu tarzda bizde çalışma yapacağız..
bu piclere sanaldan da olsa az ders vermek lazım türkiyede siz ve bizden başka kimse bunlara laf edemiyor sanki karşımızda olanustu bir güc varmış gbi!!
TRABZON GENCLIK KOLLARI
bunlar maymundan 5 dakika once yaratıklar ilk fahişede bunlardan çıkmadıysa ben başka birşey bilmiyorum.
Bunun adı vatan hainliği değil, düpedüz ŞEREFSİZLİKTİR. Çünkü şerefi olmayan insanların savunacak değerleri de yoktur. Vatan ise şerefli insanlar için savunulacak değerlerin en başında gelir. İş bu halde şerefsiz olan insanların doğal olarak vatanları yoktur ve VATAN HAİNİ bile olamazlar.
Peki nasıl bir şeydir bu şerefsizlik… Kimler, neden şerefsizdir… En anlamlı örneklemeyle benim VATANIM dediği yerde “sözde onun”, vatanını korumaya çalışan askerlere silah sıkanlar ŞEREFSİZDİR. Çünkü vatan askerinin asıl görevi vatan toprağını DÜŞMANA karşı savunmaktır. Dolayısıyla askere kurşun sıkanlar DÜŞMANLA iş birliği yapıyor demektir. Peki düşman ne ister ? Vatanımızı ele geçirmek ister. Kendi toprağı yapmak ister. Yer üstü ve yer altı zenginliklerinden kendisi faydalansın ister. Bizleri kendine köle yaptırıp çalıştırmak ister. Biz onun kölesi olup çalışalım ve o yesin içsin ister. İşte düşman bu yüzden ŞREFSİZLERİ kullanır en aşağılık taktik olarak. Şerefsizlere de kısaca TERÖRİST denir. Onar ben senden yanayım diyerek düşmanın emriyle sana arkadan kurşun sıkarlar. Senin okulunu yakar, öğretmenini öldürür, demir yollarını bombalar, askerini şehit eder, halkını öldürür. Ancak bunların hepsini “BEN SENDEN YANAYIM, BEN KAN İSTEMİYORUM” diyerek yapar.
Silahla yada bomba ile herhangi bir İNSANI öldürene ne denir ? KATİL… Katile katil demeyene , diyemeyene ne denir? Azmettirici… Azmettirici ne işe yarar? Fakir olanların umutlarını sömürüp onları daha iyi bir yaşam belki de toprak vaat ederek düşmanın emri ile DAĞLARA YOLLAR. Bu fakir ve umutları sömürülmüş insanlar masum insanları, askerleri yani bu vatanın haklını öldürdüğünde onlara ne der ? GERİLLA… Yada ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI… Ne diyebilir ki zaten ? KATİL mi ? TERÖRİST mi ? Diyemez çünkü der ise dağlara yolladığı insanlar kendisinden hesap sorar. Bu vatanı ele geçirmeyi isteyen düşman hesap sorar. Düşman sana para yok, uyuşturucu yok, silah yok, destek yok dediğinde ŞEFERSİZ apışıp kalır ve ondan sonra ŞEREFSİZ bile olamaz. İşte bu yüzden kendisine terörist saldırılar hakkında ne diyorsunuz denildiğinde KAN DURSUN, KÜLTÜREL HAKLAR diye KENDİSİNE EZBERLETİLMİŞ bir sürü YALAN sıralar.
Şerefsize göre dağdaki TERÖRİST KÜLTÜREL HAKLARI İÇİN ADAM ÖLDÜRMEKTEDİR. Açık açık TOPRAK MI İSTİYORSUN dendiğinde “HAYIR AMA…ÖZERKLİK OLABİLİR” diye cevap verir. Toprak istiyorum diyemez çünkü bu bir SAVAŞ İLANIDIR. Şerefsiz ise kendi savaşamaz, bir asker olamaz, bir ordunun başında komutan olup cephede ölemez. Onu işi bu vatanın sırtından geçinip, yiyip içip düşman adına bu vatanı zayıf düşürmektir. Öyle bir zayıf düşelim ki düşman “ŞİMDİ BENİM SIRAM GELDİ” diyip saldırdığında vatanımızı savunamayacak halde olalım.
Özerklik dediği ise bizim vatan toprağımız içerisinden dilediği parçayı kullanması için ona vermemizdir. Aynı zamanda onu desteklememiz , korumamızdır. Oda toprağımızın ÖZERK olan parçasında düşmanın istediği şekilde yer üstü ve yer altı kaynaklarından faydalanacaktır.
Bu ŞEFERSİZLER işi o kadar ileri götürmüşlerdir ki Diyarbakır’da bombalı saldırı yapılıp “KENDİLERİNİ TEMSİL ETTİĞİNİ SÖYLEDİĞİ KÜRT VATANDAŞLAR KATLEDİLDİĞİNDE BİLE YAPANA NE KATİL NE TERÖRİST DİYEBİLİRLER” Diyemez çünkü azmettiren kendisi, bombalayan dağa gönderdiği, emri veren patronu olan düşmandır.
Şerefsizler için önemli olan iki şey vardır. Birincisi kendine inanan sömürebileceği insanlar olması ve onları sömürdükçe kendisini kollayacak bir patronunun olması. İşte bu iki şey onların birer asalak olarak yaşamaya devam etmelerini sağlar.
Gönül isterdi ki bu şerefsizler “OKUL İSTEDİM YAPMADIN”… “YOL İSTEDİM DÖŞEMEDİN”… “DEMİRYOLU DEDİM DUYMADIN”… “EĞİTİM DEDİM OKUL KURMADIN ÖĞRETMEN YOLLAMADIN”… “KARANLIK DEDİM ELEKTRİK VERMEDİN”… “SU İSTEDİM GETİRMEDİN”… “İŞ DEDİM VERMEDİN” diyerek feryat etseydi de biz de her ŞEREFLİ VATAN EVLADI gibi meydanlarda bu isteklerin arkasında dursaydık. Ama nerdeeeee!!!!! O zaman kimi dağa yollayacak ŞEFERSİZLER ?
Ha dersen ki, “ÖZERKLİK DERKEN ÖZGÜRLÜK KÜLTÜR DERKEN TOPRAK DEMEK İSTEDİM” orada duracaksın . Birincisi “ÖZGÜRLÜK VERİLMEZ ALINIR”… İkincisi “BU VATAN TOPRAĞINDA HİÇ HAK ETMEDİĞİN HALDE SEN NE KADAR ÖZGÜRSEN BENDE O KADAR ÖZGÜRÜM”… Üçüncüsü sen, “AMAN BENİM KÜLTÜRÜM BEN KÜRDÜM” diyerek kendini benden ayrı tutup FAŞİSTLİK yaparken “AĞZINI AÇMADAN VE HİÇ KİMSEYİ ÖLDÜRMEDEN BU VATAN İÇİN ÇALIŞAN VERGİ ÖDEYEN VE TERÖRİZME ŞEHİT VEREN BEN KİMİM???”
VE SEN…TERÖRLE SİLAHLA BOMBAYLA EYLEMLE SÖYLEMLE KÜLTÜRLE KANLA ZORBAYLA DÜŞMANLA İŞ BİRLİĞİ EDEN ADAM ÖLDÜREN VE ÖLDÜRENE KATİL BİLE DİYEMEYEN… SEN KİMSİN???
HER KİMSEN KİMSİN AMA İÇİNDE SAKLADIĞIN GERÇEK ŞUNU BİLSİN Kİ BU VATAN BAŞTAN AŞŞAĞI KANA BULANSA BİLE BU BAYRAK BİR AVUÇ TOPRAK ÜZERİNDEN BİLE İNMEYECEK.
ÇÜNKÜ BU BAYRAK KAN KIRMIZI RENGİNİ ALTINDA YATAN ŞEHİTLERİN RUHLARINDAN ALMIŞ VE BU UĞURDA KARDEŞÇE ÖLECEK VATAN EVLATLARINA ADANMIŞTIR.