Türkiye’yi terör saldırılarının hedefi olmaktan temelli kurtaracak “tarihi fırsat” hangi şartlarda doğar?
Doğru cevabı bulmadığımız sürece kaderimizi değiştiremeyiz.
Aksi halde hayal kurmakla hayal kırıklığına uğramaktan ibaret bir kısır döngüde harap olur gideriz…
İşte dün yine sırtımızdan hançerlendik.
Cumhurbaşkanı’nın “İyi şeyler olacak” müjdesini verdiği dış gezi dün gibi. Ama bölücü terör örgütü 29 Nisan’da 9, dün de 6 askerimizi şehit etmiştir.
Biraz barış umudu uyandı ya; hemen sabote ettiler!
PKK yalnız terör örgütü değildir, haraç toplamaktan uyuşturucu ticaretine kadar her türlü karanlık ve pis işe bulaşmış bir suç örgütüdür. Derdi hak için savaşmak değil, para çarkını çevirmektir.
AKP iktidara geldiğinde bölücü terör neredeyse sıfırlanmıştı. Nasıl oldu bu ve sonra neden işler tersine döndü?
Suriye tecrübesinin ibreti şudur:
Komşu ülkede himaye gören bir terör örgütü yok edilemez. Ne zaman ki Türkiye savaşı göze aldı, Öcalan Suriye’den kovuldu ve sorun çözüm yoluna girdi.
Terör hortlamıştır çünkü örgüt başka bir komşunun kucağında.
Ahmet Türk’ün terazisi
Birinci tespit şu ki… Irak’ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetimi, PKK’yı topraklarından sürüp çıkarmadığı sürece Cumhurbaşkanı Gül’ün “iyi şeyler olacak” söylemi, boş lâf olarak kalmaya mahkûmdur.
Çözüm yolunu açmanın ikinci şartına gelince…
O da DTP’nin teröre akıl ve yürekle karşı çıkması ve PKK’nın Kürt sorununun çözümü önündeki en büyük engel olduğuna kendini ve bölge halkını inandırmasıdır.
Oysa sözcülerinin beyanlarına bakılırsa DTP siyasi varlık olarak gücünü PKK’dan aldığı inancını gizlemekte adeta zorluk çekiyor.
Dün Hakkari’de 6 askerimizin şehit düşmesiyle sonuçlanan alçaklığa DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün tepkisi, demokrasi savunucusu bir siyasetçinin tavrı değildi.
Türk “Her kim ki demokratik bir çözümden yana ise mutlaka elini tetikten çekmelidir” dedi.
Yani ülkenin ordusu ile terör örgütünü aynı terazinin iki kefesine koyacak ve ateşkes önerisi yapacaksın. DTP milletvekilleri ettikleri yeminin idrakinden daha ne kadar uzak yaşayacaklar?
PKK DTP’nin rakibi
Kendilerinin çözüme lâzım oldukları propagandasını yaparken her fırsatta İngiltere örneğini veriyorlar.
Evet PKK oradaki IRA örgütüne benziyor ama buradaki DTP İngiltere’deki Sinn Fein partisine benzemiyor.
Çünkü lider Gerry Adams, taraftarlarını Kuzey İrlanda’daki sorunun sadece demokratik siyasetle çözüleceğine inandırmakla kalmamış, terör örgütü IRA’ya karşı en amansız muhalefeti kendisi yaparak hedefine ulaşmıştır.
İngiltere’nin şansı yalnız Gerry Adams değildir. Hem Sinn Fein hem öteki partiler teröristleri muhatap alan, hele pazarlık yaptıkları anlamına gelecek tutumlardan daima uzak durmuşlardır.
Türkiye’de demokratik siyaseti çözümün tek yolu olarak yüceltmek her zamandan daha çok destek buluyor.
DTP sözcülerinin yaptıkları sivrilikler dahi hoşgörü ile karşılanıyor ve parti hakkında kapatma kararı çıkmasına, kötü bir ihtimal olarak bakılıyor.
Siyasetin gücüne inanan bir zemin oluşmuştur, orada rol oynayacak bir parti de mevcuttur ama partinin başında şiddeti reddeden ve terör örgütünü birinci öncelikli rakip sayan Gerry Adams gibi bir lider henüz yoktur.
“İyi şeyler” için cesaret göstermek samimi olmak ve biraz daha sabretmek zorundayız.
Konuyla İlgili Diğer Haberler:













