DTP tabanının duygularını anlamak mümkün. Onlar her “terörle mücadele” denildiğinde dağdaki çocuklarının hayat endişesini yaşıyorlar. Dağdan inme tamamen gerçekleşirse bu endişeler gidecek, ana babalar çocuklarına kavuşacak.
Sevinç gösterileri bu açıdan normaldir.
Bunun siyasi ajitasyona dönüştürülmesi ise, “barış”ın ifadesi olmaz, yeni bir siyasi husumetin tahrik edilmesi olur!
Silahlı ajitasyon olmadı; al sana siyasi ajitasyon!
Bu kafayla hareket edilirse barışa değil, Ahmet Türk’ün deyimiyle, “kitlelerin birbirini boğazlaması”na hizmet edilir!
Bu ülkede yaşayan hiç kimse unutmasın ki, 1908’de “Hürriyet” ilan edildiğinde de dağdan inen çeteler çok daha büyük sevinç gösterileriyle karşılanmış, herkes birbiriyle kucaklaşmış ama çok geçmeden kan gövdeyi götürmüştü.
PKK çıkmaza girdi
Önce şunu görmek lazımdır: Öcalan durup dururken barış havarisi olmadı.
Öcalan’ın 31 Temmuz’da avukatlarına yaptığı açıklamalarda bırakın dağdan inme anlamında bir şeyler söylemeyi, önerdiği “yol haritası”nı kabul etmesi için Türkiye’yi tehdit ediyordu:
40 milyon Kürdün ayağa kalkacağını, Fransız İhtilali’nde olduğundan daha çok kan akacağını söylüyor, “Ordu kendine güvenmesin, ordu da ortada kalmaz, dağılır gider” diye konuşuyordu! (Milliyet, 17 Ağustos 2009)
Ondan sonra hükümet hiçbir şekilde PKK’nın muhatap alınmayacağını açıkladı. Genelkurmay 18 Eylül’de sınır ötesi operasyon için Meclis’ten yetki verilmesini istedi, Meclis 6 Ekim’de sınır ötesi operasyon tezkeresini kabul etti.
Öcalan’ın “barış grubu çağrısı” Genelkurmay’ın sınır ötesi yetki talebinden bir ay, Meclis’in tezkereyi kabulünden iki hafta sonradır. Öcalan’ı bu girişime iten, silahlı mücadelenin çıkmaza girmesidir.
PKK etrafındaki çember gittikçe daralmaktadır. Suriye, Irak, Kuzey Irak ve İran’la Türkiye’nin geliştirdiği ilişkiler, ABD’nin yeni politikası, Avrupa’da PKK’ya karşı operasyonlar “silahlı ajitasyon” siyasetinin nasıl çıkmaza girdiğini gösteren birkaç örnektir.
Bugünkü dünya silah dünyası değildir; güvenlik, demokrasi, ticaret dünyasıdır!
Hapisteki Leyla Zana’ya ödül veren Avrupa, artık DTP’ye “PKK’dan uzak durun!” diyor.
Siyasi ajitasyon
Elinde silahla çıkmaz sokakta sıkışan PKK insanların heyecanını “siyasi ajitasyon”a dönüştürerek bunu siyasi zafer gibi göstermek istiyor.
PKK’nın siyasi partisi DTP buna alet oluyor.
DTP’liler bu tahriklere uzun süre alet olursa, dağdan inenleri veya Mahmur’dan gelenleri bir şehirden öbür şehre, bu mitingden o mitinge taşıyarak “siyasi ajitasyon”larla ortamı daha fazla gererlerse, bundan herkes büyük zarar görür.
Öyle bir husumet zemininde demokrasiyi, kardeşliği geliştirmek, ‘açılım’ı yürütmek mümkün olmaz.
Hiçbir demokratik hükümet bir politikayı halka rağmen uzun süre yürütemez.
Türkiye’nin büyük çoğunluğunu “ajite” ederek barış da olmaz, açılım da…
Sağduyu ve itidal; kan istemeyen herkese lazımdır.
DÜZELTME: Dünkü yazımda İspanya’da terörle ilişkisinden dolayı kapatılan partinin adını sehven Sin Fein yazmışım; doğrusu, birçok defalar yazdığım gibi, Herri Batasuna‘dır. AİHM de 30 Haziran 2009 günlü kararıyla bu partiyi “terör örgütü ETA’nın terör stratejisinin aleti” (instruments of ETA’s terrorist strategy) olarak nitelemiş ve kapatma kararını haklı bulmuştur.
Taha AKYOL / Milliyet
Konuyla İlgili Diğer Haberler:













