Yetki ile bitse…
Askere sınır ötesi operasyon yetkisi verilmesiyle ilgili hükümet önerisini meclis onayladı.
Kuzey Irak’taki tehdidin baskı altında tutulması ve son terör saldırısı karşısında Millet Meclisi’nin mücadele kararlılığını göstermesi ihtiyaçtı ve bu karşılandı.
Bizce daha büyük yarar, görüşmelerin hükümeti daha aktif bir terörle mücadele politikası izlemeye zorlayacak olmasıdır.
Özellikle CHP’li Şükrü Elekdağ, halkın iktidar üstündeki baskısını arttıracak değerlendirmeler yapmıştır.
Elekdağ’a göre Türkiye, Barzani’yi açıkça Türkiye’nin düşmanı ilân etmelidir.
Çünkü Barzani, bağımsız Kürt devleti ve Kerkük konusunda Türkiye’ye karşı koz olarak kullanmak için PKK’yı koruyor.
Başbakan Erdoğan 11 ay önce Washington’da Başkan Bush’a ABD’nin izni olmadan operasyon yapmayacağı sözünü vererek büyük hata işlemiştir.
CHP’li Elekdağ’a göre bu tutum Türkiye’nin meşru savunma hakkını kullanmaktan feragat ettiği anlamını doğurmuş, bu da Barzani’nin cüretini arttırmıştır.
Sorun o kadarla bitmiyor. Amerika PKK’nın zayıflatılmasını istiyor ama kökü kazınsın istemiyor. Elekdağ’a göre operasyonlar ABD’nin iznine ve istihbaratına bağlı kaldığı sürece işe yaramayacaktır.
Eleştiriler daha kişilikli bir dış politika için hükümet üstünde uyarıcı olur mu bunu bilemeyiz ama gerçek şu ki sorunlar çok boyutlu ve topyekûn bir uyanış gerekiyor.
Meselâ Aktütün karakolunun taşınmasını, yansıdığı gibi “mali sıkıntı” geciktirmemiş:
Savunma bütçesinde ödenek varmış. Oradaki paranın Jandarma bütçesine aktarılması ile ilgili öneri Maliye Bakanlığı’ndan dönmüş.
Dönmese, belki bu felâket yaşanmayacaktı.
Hollanda’dan da dün “önemsiz” gibi görünen bir haber geldi:
Dört yıl önce, savcının “PKK eğitim kampı” dediği bir çiftlikte Kürt kökenli 39 Türk vatandaşı yakalanmıştı.
Türkiye, o çiftliğin terör kampı olduğuna dair tanık ifadeleri gönderdi. Ama Hollanda mahkemesi, ifadelerin sahte olabileceğini iddia eden sanık avukatlarına, tanıklarla görüşme izni verilmesini istedi.
Biz bu izni vermedik.
Mahkeme de davayı düşürdü.
Bu çiftliğin yaratıkları ilerde kan dökecek olurlarsa kimi suçlayacağız?
Hollanda’yı suçlayınca haklı mı olacağız?
*****
Göstere göstere
Meclis terörü tartışırken vatan hainleri Diyarbakır’da yine kan döktü.
Polis Meslek Yüksekokulu’nda görevli memurları taşıyan otobüs Aziziye Mahallesi’nden geçerken uzun namlulu silâhlarla tarandı.
Beş polis şehit olurken yaralı sayısının 20’yi aştığı bildirildi.
Böyle bir saldırı için istihbarat gerekmiyordu.
Terör örgütü, kendisini çok rahatsız eden sınır ötesi operasyonların devamını sağlayacak tezkere meclisten geçtiği takdirde neler yapacağını, siyasi uzantılarının ağzından tehditler savurarak açığa vurmuştu.
PKK emrindeki katil sürüleri, kendi köklerinden gelen demokrasiye inanmış, Türk vatandaşı olarak yaşamaktan memnun insanlara verdiği zararları önemsemiyor.
Döktükleri kanların sadece bu vatanı koruma ihtiyacını, inancını ve kararlılığını bilediğini göremiyor.
Bu gidişi sadece Kürt kökenli yurttaşların uyanışlarını cesaretle göstermeleri durdurup tersine çevirebilir.
Halkın arasında oluşturulmak istenen nefret uçurumlarına düşerek kaybolmak mı, teröre cesaretle karşı koymak mı?
Terörle savaş, insanlık onuru taşıyan herkes için görev olmanın ötesinde mecburiyettir artık!
Konu ile ilgili diğer haberler
Yeri ve zamanında tezkere yetkisi kullanılırAsker operasyonu böyle açıkladı
Tezkere olasılığı
Daha ne bekliyorsun!
Genelkurmay’dan yeni giriş yasakları