Bedel, tekin değildir. Kendini ödetir. Ödetiyor. Şehitler verirsin. Acılar çekersin. Silahlar alırsın.

Paralar harcarsın.

İttifaklar kurarsın.

Bir zamanlar “askerinin başına çuval geçirmişlerle” bile işbirliği yapmak zorunda kalır “Sen istihbarat ver, ben de yuvalarını bombalayayım” diye ortaklığa girersin. Doğuyu, Güneydoğu’yu “aşa-işe-gelire” kavuşturmak için ekonomik paketler açar, “kardeşlik kimliğine saygılıyım” diyerek Avrupa Birliği standartlarında “sivilleşme önlemleri” alırsın.

Hepsi bir bedeldir.

Ödersin.

Sonra!

Gelirsin.

Gelirsin.

Yine öp namlunun ucunu!

300-400 kişiyle Irak’tan Barzani’nin kontrol ettiği topraklardan sızarak gelir askerini öldürürler, şehit ederler.

Doğu’da, Güneydoğu’da ve batıda İstanbul, İzmir, Mersin, Antlaya, Ankara’da köklerini “ geçmiş yüzyılların küflü ağalık-beylik-şeyhlik” yapılanmasından alan bir Türkiye Kürt elitleri oluştu. PKK’yı destekliyorlar, koruyorlar. Türkiye’nin Türk elitlerine “Ulus devlet öldü, siz batıyı yönetin, bize de doğuyu yönetme imkanı tanıyın, yoksa bu terör bitmez, bu savaş sonlanamaz” demeye getiriyorlar.

Epey yol aldılar.

Kürt var.

Ayrılmaktan yana.

Kürt var.

Ayrılmaya karşı.

Hangisi fazla?

Kendisine “Ben Kürdüm” deyip de ayrılıp bölünmekten yana olanlar, kendine Kürdüm deyip de bölünmekten yana olmayanlardan daha fazla değil. Son seçim sonuçlarını yorumlayanlar “bölünmek istemeyen Kürtlerin daha fazla olduğunu…” rakkamlarla ortaya koyuyorlar. Türkiye’deki Ayrılıkçı Kürt elitisleri de “Kürdüm ama Türk kardeşimden ayrılmam, biz aynı vatanın çocuklarıyız…” diye hissedip düşünenlere 2 sorunun cevabını veremiyor.

1- Ülkeyi böldünüz:

Sınırı nereden çizeceksiniz?

2- Türkü-Kürdü ayırdınız:

Batıdaki Kürdü ne yapacaksınız?

Türkiye’de “ayrılıkçı davası” güden Kürt elitisler ile “orduyu yıpratarak hem PKK’nın hem ABD’nin ve hem iktidar partisi AKP’nin değirmenine su taşıyan” eski solcu yeni küreselci libaral yazar-çizer- ithalatçı işadamı- işbirlikçi tüccarlar da “bu iki önemli soruya” verecek cevap bulamıyorlar. Sorumluluğu orduya yüklüyorlar. Mehmetçik teneke barakada ölürken golf oynayan paşayı eleştirelim, “Neden istifa etmedi” diye hergün yazalım, askere ayrılan kaynakları kötü yönetenleri yerden yere vuralım fakat Türkiye’nin ordusuna “terörle mücadelede” ülkeyi yöneten iktidar partisinin yeterince destek vermediğini de görelim.

Irak’a ambargo koyamadılar.

Koymayı düşünmediler.

Ordunun elini güçlendirmediler. Cumuhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı, yanlarına Genelkurmay Başkanı’da alıp 17 şehidin verildiği o karakola gidip, “Gerekirse Barzani’nin karargahını bombalayın… Arkanızdayız…” diyemediler.

Haberlerimizi Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • co.mments
  • eKudos
  • Live
  • Mixx
  • MSN Reporter
  • MySpace
  • Ping.fm
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Yahoo! Bookmarks

Konuyla İlgili Diğer Haberler:

  1. Diyarbakır’daki bombanın kanlı izi
  2. Dağlıca’daki 8 askere tahliye
  3. Diyarbakır’daki olaylı maça inceleme
  4. Adana’daki gösteriye 86 tutuklama
  5. PKK’dan Diyarbakır’daki yandaşlarına çağrı