Barzanilerin Gizli Tarihi!

familyasının bugün kırdığı cevizleri anlamamız için bu garip ailenin geçmişine biraz bakmamız gerekmektedir.  ailesinin geçmişine özellikle Mesud ’nin babası ve kendilerince büyük kahraman sayılan Mustafa ’nin hayatına baktığımız zaman karşımızda idealist bir insandan çok para rüzgarları nereden geliyorsa oraya doğru yön değiştiren bir tipleme çıkmaktadır. Bugün Mesud Amerika için ne anlama geliyorsa, geçmişte babası Mustafa ’de Sovyetler için o anlama geliyordu. Mustafa maaşlı bir Sovyet KGB ajanıydı ve KGB dosyalarındaki kod ismi “Reis”ti.

Bugün özgürlük kahramanı olarak lanse edilen Barzanilerin geçmiş ilişkilerini Kuzey Irakta herkes bilmektedir ama bunları söyleyenler genelde ya işkenceden geçirilmekte ya da ortadan kaybolmaktadırlar, çünkü Mesud babasının bir halk kahramanı değil basit bir KGB ajanı olduğu gerçeğinden utanç duymakta ve bunu saklamaya çalışmaktadır. Peki Mustafa ’nin KGB saflarına girmesine neden olan olaylar nasıl gelişti. Sovyetlerin bir süre çıkarlarına uygun gördükleri için İran’da kurdurdukları naylon Kürt devletçiği Mahabad Cumhuriyeti, 1946 senesinde işlerin değişmesi üzerine ortadan kaldırılmış ve devlet kurduk diye kasılanlar kaçacak delik aramaya başlamışlardı.

Bu kaçaklardan biride Mesud ’nin babası Mustafa’ydı. Yanında bulunan birkaç yüz peşmergesiyle beraber kapağı Sovyetlere atan Mustafa Moskova’nın sert havasına alışamadığı için Baküye yerleştirildi. 1947 senesinde Baküde KGB’nin suikast ve başka ülkelerde iç karışıklık yaratma birimi SMERSH üyesi Sudaplatov kendisiyle temas kurdu. Laf açılmışken SMERSH Rusça Smert Shpionam yani “Casuslara Ölüm” kelimelerinden türetilmiştir ve Stalin zamanında Batılı ajanları yakalayıp öldürmekle görevli bir oluşum olarak kurulmuştur daha sonrada işi başka ülkelerde karışıklık çıkartmaya çevirmiştir. Biz baba ’nin maceralarına dönecek olursak, SMERSH ile yaptığı görüşme sonucu kendisi ve yanında getirdiği peşmergelere özel KGB tesislerinde gerilla eğitimi verilmesine, daha sonrada tepeden tırnağa silahla donatılıp Irak’a geri gönderilmelerine karar verildi. Bu arada Sudaplatov gibi bir adamın Mustafa ’yle temasa geçmesi o dönemde Sovyetlerin Barzanilerde ne gibi bir potansiyel grödüklerini de ortaya koymaktadır, çünkü Sudaplatov öyle basit bir KGB elemanı değildir. Troçkinin öldürülmesi ve Atom bombası sırlarının Amerika’dan çalınması gibi operasyonlarda hep bu adamın parmağı bulunur.

Aslında ailesinin Ruslarla olan ilişkileri çok daha eskiye dayanmaktadır. Birinci dünya savaşı öncesinde Irak toprakları Osmanlı idaresinde ve Barzanilerde Osmanlı vatandaşıyken dönemin aşiret şeyhi Şeyh Abdül Selam nedense Rusya’ya tatile gitmiş ve o dönemden sonra aşireti Ruslardan altmış defanın üzerinde silah ve para yardımı almıştır. Bu şeyh efendinin Ruslara el açtığı günden birkaç sene sonra Osmanlının Ruslarla savaşa girdiğini hatırlamanızı isterim. Kısacası Barzaniler o dönemde de vatandaşı oldukları Osmanlıyı hem Ruslara hem de daha sonra bildiğiniz gibi İngilizlere satmışlardı. Ne aile ama değil mi.

Devam edersek 1961 senesine kadar Mustafa ve seçme peşmergeleri Sovyet KGB tesislerinde gerilla eğitimi almaya devam ettiler. 1961 senesinde zamanın KGB başkanı Shelepin dönemin Sovyet lideri Kruşçeve bir öneride bulundu. Amerika,İran ve Türkiye’nin Sovyetler karşısında kurdukları ittifakı zayıflatmak için bir Kürt ayaklanması çıkarmaları gerektiğini bunun içinde uzun süredir eğittikleri Mustafa ve peşmergelerini kullanacaklarını söyledi. Buna göre ayaklanma ilk aşamada Irakta çıkarılacak ve daha sonra aşiret bağlantıları sayesinde Türkiye ve İran’a yayılacaktı. Böyle bir ayaklanma Iraktaki Batı yanlısı hükümeti sıkıştıracak,Batının petrole ulaşım yollarını kesecek ve Türkiye’deki Amerikan üslerini tehlikeye atacaktı. Kruşçev bu plana onay vermekte gecikmediği için KGB tarafından sağlanan para ve silahlarla Mustafa hemen Kuzey Irak’a geçirilerek ilk ayaklanmasını başlattı.

Moskova 700 kadar peşmergeye de üst düzey askeri eğitim vermişti. Patlayıcı uzmanlığı, radar operatörlüğü gibi beceriler öğretilen bu peşmergeler zamanla Kuzey Irak’a sızdırılacak böylece Sovyetlerin müdahalesi dikkat çekmeyecekti. Bu ilk ayaklanmadan sonra da Barzanilerin Sovyetlerle ilişkileri devam etti hatta daha sonradan Irak rejimini 1970’lerde Kürtlere özerklik vermesi için ikna eden Sovyet diplomatı Primakov, bir dönem KGB ajanı olarak gazeteci örtüsüyle Kuzey Irakta aylarca kalmıştı. Yıllar sonra dünya dengelerinin değişmesi üzerine Kürtleri yeterince kullandıklarını düşünen ve yeni Irak Baas rejimini kazanmak isteyen Sovyetler Barzanilere sırt dönmüş, bunun üzerine de ailesi CIA,MOSSAD şemsiyesine sığınmıştı.

Tüm bir Soğuk Savaş boyunca duruma göre KGB duruma göre de CIA hesabına çalışan Barzanilerin Soğuk Savaş sonrası maceralarını ve Amerikanın bölgedeki uzantısı olduklarını anlatmaya gerek yok. Şimdi toparlarsak babası tescilli KGB ajanı olan ve yaptığı tüm icraatları bazen Sovyet bazen de Amerikan çıkarları için ortaya koyan aşiretinin bugünkü post sahibi Mesud ’nin Türkiye aleyhindeki sözlerini değerlendirirken bu geçmişi iyi düşünmemiz lazım.

ailesinin idealleri yoktur, gücü onlara kim sağlıyorsa onların çıkarları için yaptıkları vardır. Eğer KGB elemanı Mustafa’nın oğlu CIA elemanı Mesud “Kürt devletine karışırsanız bizde Diyarbakır’a karışırız” diyorsa bunu dedirten güç Kuzey Irak’ta değil Washington’da Beyaza boyanmış bir evde oturan Kovboy şapkalı biridir. Tepkimizi göstereceğimiz yeri iyi bilelim.

Konu ile ilgili diğer haberler

Mesut Barzani Kimdir?
Emperyalist Güçlerin Köpeği Barzaniler Kimdir?
Sınır ötesine Meclis’te gizli oturum
DTP’li başkanın son icraatı
PKK İnternetten tarihi eser satıyor

Henüz Yorum Yok. Siz İlk Olun.

Yorum Bırak

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture.
Anti-spam image

ISTILA - KITAP
KURTLESEN TURKLER - KITAP
KURTLESEN TURKLER - KITAP