ABD’nin PKK vaadi
Türkiye’nin ABD’den en önemli isteği yıllardır değişmez. Bu, Kuzey Irak’ta yuvalanmış, terör kaynağı olduğunu ABD’nin kabul ettiği, PKK’ya karşı destektir.
Aynı istek ABD Genelkurmay Başkanı’nın Türkiye ziyareti sırasında da yinelendi. Kendisinden, halk diliyle ‘Ölme eşeğim ölme’ anlamına gelecek, ‘Irak’ta düzenin sağlanması ve devletin kurulmasından sonra gereken yapılır’ yanıtı alındı.
Ziyaretçi, bir ara nezaketi de bir yana bırakarak: “PKK ile mücadele kolay olsaydı 30 yıldır çalışan Türk Silahlı Kuvvetleri bu işi yapardı” dedi.
Doğru. Şimdi adına daha ziyade ‘Asimetrik savaş’ denilen bu tür mücadeleleri ABD hiç kazanmadı. Ne Vietnam’da, ne Mogadişu’da ne de Lübnan’da. Irak’ta da kazanamıyor.
Ama Türkiye, hem Cumhuriyet’in ilk yıllarında hem de 1984-99 arasında hep kazandı. Şimdi de kazanacak ama önünde, PKK’ya üs sağlayan ABD engeli olsa da.
Söz konusu tür savaşı kazanmanın en önemli unsurlarının başında, teröristlerin dış destek almalarının engellenmesi gelir.
Bir ara bizim Harp Akademileri’nde de incelenen bir örnek olay var; 1948-1954 arasında Malaya’da İngilizlerin komünistlere karşı yaptıkları mücadele unutulmamalı. Sonra da, Öcalan’ın Suriye’den çıkarılması için yapılan girişim ve neticesi hatırlanmalı.
PKK’ya, Türk topraklarında terör faaliyetlerinden sonra Kuzey Irak’taki yuvalarına kaçıp toparlanma ve saklanma olanakları sağlandıkça, TSK’nın 1999′daki gibi netice alamayacağı kamuoyunca anlaşılmalı.
Herkes biliyor ki, Irak’ta durum çok karışık. ABD olayları kontrol edemiyor. Hatta şimdi, oradaki yerel müttefikleriyle de karşı karşıya geldi. Neredeyse tam bir aciz içinde olduğu bile söylenebilir. Türkiye’ye askeri açıdan PKK’ya karşı destek vermesi olası değil. Hem buna ayıracak gücü yok hem de böyle bir açık girişimi, Irak’taki tek müttefiki Kürtleri çok rahatsız eder.
Ama konu hakkında yeterli bilgileri olmayanlar bile, ABD’nin başta istihbarat ve PKK’nın mali kaynaklarını kontrol gibi birçok hususta yapacağı çok şey olduğunu biliyor. Yeter ki gerçekten ABD iyi niyetli olsun. Türkiye’yi desteklemek istesin.
Diyorlar ki: “İki ülke arasında askeri ilişkiler çok iyi. ‘Torba olayı’ unutuldu. Koşullar geliştiğinde PKK’ya karşı da destek verilecek.”
Bu havayı herhalde bizim üst düzey askerlerden alıyorlar. Onlar ne yapsın?
Bir zamanlar ’stratejik müttefik’ denilen dünyanın en güçlü devletine ne desinler? Şimdi söylemek istediklerini, hislerini diplomatik yöntemlerle ifade ediyorlar.
ABD de aynı şekilde hareket ediyor. Bir yandan da bölgedeki amaçları için desteği yaşamsal olan Türkiye’yi etkisi altında tutmaya çalışıyor. Havayı, hiç olmazsa askerlerle, komuta kademesiyle, belli düzeyde tutmak için sürekli davetler yapıyor. Ziyaretler yapıyor. Bunların anlamını asker bilmiyor mu? Bilgili ve deneyimli kamuoyu kesimi değerlendiremiyor mu?
ABD’den beklentilerde TSK’nın da, kamuoyunun da gerçekçi olması gerek.
PKK’ya dış destek kesilmedikçe güvenlik güçlerinin mücadelesinin nereye kadar gidebileceğinin bilincine herkes varmalı.
Bir yandan da Güneydoğu’da PKK’yı besleyen sağlıksız koşulların üzerine topyekûn gidilmeli. Görev sadece askere bırakılmamalı. Ortada yeni keşfedilecek bir formül yok. Sadece iyi tanımlanmış bir geniş mücadele yöntemi var.
ABD Genelkurmay Başkanı’nın yukarıda kaydettiğimiz iki değerlendirmesinin de geçersiz olduğu anlaşılıp, yapmamız gerekene dönülmeli…
M.Ali Kışlalı
Konu ile ilgili diğer haberler
ABD’nin Son Vaadi: “PKK için harekete geçeceğiz”Irak ve ABD’den çelişkili sözler, oyun devam ediyor
ABD’nin Bölge Haritası-1: Kürtlere Kan Vaadi!
ABD’nin PKK koordinatörü istifa etti
ABD’nin PKK koordinatörü belirlendi