Abdullah-Ocalan.Org
Davarba?y Do?um Gününü Böyle Kutlady
Beceriksiz Ybneler :))
Armenian Genocide Lie
Biji Sikik Apo? - Cana Can Kana Kan DAVARBA?I öcalan PKK RESMY SYTESY PKK TERROR ENGLISH NEWS
HAKKIMIZDA
EN IYI 10 IBNE
HABERLER
FOTOGRAF GALERILERI
KARIKATURLERIMIZ
EDITORDEN
HAFTANIN YAZISI
ENGLISH NEWS
  İran’a askeri seçeneği savunanlar, gelen cevap üzerine diplomasinin yetmeyeceği, İran’ı engellemek için “vurmak” gerektiği konusunda sesini yükseltmeye başladı. SON HABER
  Vali Güler: “Havanlar el yapımı” Yeni Haber
  DTP’li ibnelerden saç kazytma eylemi Yeni Haber
  Tunceli’de şiddetli çatışmalar sürüyor Yeni Haber
  PKK’ya İran’dan ağır darbe Yeni Haber
  Güngören'deki Bebek katili pkk! Yeni Haber
  Ele geçen patlayıcılar RDX çıktı Yeni Haber
  PKK mayını küçük kızı ağır yaraladı
  Şırnak teröre 335 şehit verdiYeni Haber
  O hainleri yakaladık!
Misak-ı Milli
  21.12.2007
 
DTP’yi anlamak - Hakkında kapatma davası açılan DTP’nin devre dışı bırakılması Türkiye’nin hayrına mıdır? DTP’nin sistem içi kalmasının ön koşulu, bu partinin PKK’yı terörist olarak tanımlaması mı olmalıdır?
 
Devamı
  20.12.2007
 
DTP gerilimin artmasından memnun - Önceki gün, tam da DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş’ın tutuklandığı sıralarda, bu partinin iki üst düzey yöneticisiyle yaklaşık dört saat süren tartışmalı bir toplantıya katıldım.
 
Devamı
Anket
 

DTP barış ve kardeşliğin gelişmesi için neyi destekliyor?

Terörist Pususu
Mayınlama Faaliyetleri
Bombalı Eylem
Barzani-Talabani-ABD
Öcalan'a Af
Hepsi

 

 

 

 

 

 

 

Hediye Var
 
Genel Bilgiler
I. ULUSLARARASI ALANDAKİ ETKİLERİ

1. Genel Olarak

MED-TV yayında kaldığı süre boyunca, PKK propagandasının önemli bir sac ayağını oluşturmuştur. Saygın kuruluş ve toplantılara “dünyadaki tek Kürtçe yayın yapan televizyonun temsilcisi” sıfatıyla katılan kanal yetkilileri bir çok uluslararası siyasî ve mesleki platformda kendilerinin azınlık dillerinin ender savunucularından olduklarını iddia etmişlerdir (Birleşmiş Milletler, AGİT, Avrupa Parlamentosu, akademik platformlar, parlamentolar vb.). “Masum bir sivil toplum kurumu” ya da “demokrasi savunucusu” gibi görünen kanal bu iddialarını Türkiye düşmanlığı ile süslerken, belli platformlarda kendiliğinden oluşan Türkiye karşıtı lobinin de doğal bir üyesi halini almıştır. Böylece dünya kamuoyunun önüne hemen her kanaldan Türkiye düşmanlığı sunulmuştur. Türkiye’nin diplomatik yöntemlerle kanalı kapattırma çalışmaları etkili oluyor, kanalı zor durumda bırakıyorsa da, sonuçta kamuoyu ve basın Türkiye’nin çabalarını azınlık dilinde yayın yapan, silahsız, yasal bir televizyon kurumunun baskı altına alınması olarak görüyor. Böylece PKK başka bir ortamda, hem de çok daha etkili bir şekilde görüşlerini MED-TV sayesinde savunmuş, hem de Türkiye’yi dünya kamuoyunda zor durumda bırakmış oldu. MED-TV öylesine etkili bir araç sundu ki kanalın yayında olması da, kapatılması da doğrudan ‘Kürt sorununu’ ve PKK’yı gündeme getirdi ve tartışılan terörün televizyon frekanslarına yönelmesinden çok, bir devletin televizyon yayınlarını sansürlemesi şeklinde algılanmıştır. Bu algılamada önyargıların ve kötü niyetli çevrelerin rolü yadsınamaz. Fakat kolayca kabul edilecektir ki, bir devletin bir televizyon kanalını, üstelik başka bir ülkede yayın yapan uluslararası bir kanalı kapatmaya çalışması içinde bulunduğumuz dönem için dünya kamuoyuna kolayca açıklanabilecek bir durum değildir. Bu anlamda PKK bulduğu bu ‘yeni araç’ ile Türkiye’yi ciddi anlamda zora soktuğu ve bu konuda hazırlıksız yakalanan Türkiye’nin, birazdan değineceğimiz hataları kolayca yaptığı söylenebilir.

MED-TV’nin bir diğer etkisi de PKK’nın uluslararası arenada meşrulaştırılmasına katkı sağlaması olmuştur. Uzun süre tek Kürtçe yayın yapan televizyon kanalı olduğundan, MED-TV, “tüm dünyadaki Kürtlerin tek temsilcisi” olduğunu iddia etmiştir. KYB, Kürdistan Birleşik İslami Hareketi gibi bazı Kürt grupların açık desteğini de aldığını belirten örgüt, bu sayede gücünün çok ötesinde bir temsil gücüne kavuşmuştur. Bu durum diğer Kürt grupları tarafından kabul edilmemişse de, MED-TV’nin birçok yayını Kürtlerin görüşü olarak çok sayıda platformda kabul görmüştür. MED-TV yayıncılık dünyasında ve itibarlı bir çok ortamda PKK’nın görüşlerini daha yumuşak bir dil ve üslupla dillendirmeye başlamıştır. Kasım 1998’de New York’ta, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından düzenlenen BM Üçüncü Dünya Televizyon Forumu buna güzel bir örnektir. BM’nin New York’taki merkezinde düzenlenen ve açılış konuşmasını BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın yaptığı bu toplantıda MED-TV’yi Hikmet Tabak temsil etmiştir. Tabak söz konusu toplantıda “Bizler yıllardır dili ve kültürü yasaklanmış bir milletin tek televizyon kanalıyız” diyerek, hem MED-TV’yi meşrulaştırmanın yollarını aramış, hem de Birleşmiş Milletler gibi saygın bir platformu kullanarak Türkiye’yi karalamaya çalışmıştır. Tabak’a BM gezisi esnasında MED-TV’nin avukatlarından Louis Charalambous da eşlik etmiş ve bu ikili New York seyahatlerinde sadece BM değil, ABD Kongresi ve Hükümeti odaklı olarak çalışmıştır. Kongre’den John Porter ile görüşen ikili ABD’li bazı yetkililerin de sıkı takibi altında televizyon kanallarını ve bildik görüşlerini anlatmışlardır.

MED-TV’nin özellikle Avrupa’da düzenlenen uluslararası toplantılarda Türkiye’yi açıktan suçladığı da bilinen bir gerçektir. Buna bir diğer örnek de 18 Kasım 1998’de Galler’in Swansea kentinde, Galler Üniversitesi’ne bağlı University of Swansea tarafından düzenlenen “Medya ve Azınlık Dilleri” adlı konferans olmuştur. Bu konferansta da benzeri söylemlerini tekrarlayan kanal yöneticileri bir kez daha Türkiye’yi uluslararası camiaya şikayet etmişlerdir. Aynı şekilde Lizbon’da düzenlenen AGİT toplantısında MED-TV, Türkiye’ye saldırı için hem bir araç, hem de bir ‘bahane’ olarak kullanılmıştır. MED-TV her karşılaştığı sorunda Türkiye’yi suçlarken, bu sorunları gerekçe göstererek Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) alınmaması için son derece etkili kampanyalara da imza atmıştır. Bu bağlamda örgütün ve MED-TV’nin özellikle altını çizdiği nokta Türkiye’deki çatışmaların Avrupa’nın yanlış politikaları nedeniyle daha kötü bir hal aldığı, diğer bir deyişle Türkiye’yi “anti demokratik uygulamaları” için Avrupalı devletlerin cesaretlendirdiği yönünde olmuştur. Örneğin Abdullah Öcalan bu televizyonda Avrupa’ya dönük olarak yapmış olduğu konuşmalarında Türkiye’nin “Kürt sorunu”nda izlediği politikalar nedeniyle Avrupa’dan baskı görmesi gerektiğini sıkça vurgulamıştır. MED-TV’ye düşen ise bu iddiaları olabildiğince çok dile getirmek ve AB organlarına taşımak olmuştur. Örneğin MED-TV’nin karşılaştığı sorunlar bahane edilerek Avrupa Parlamentosu’na yazılan bir yazıda şu ifadelere yer verilmiştir:

“Avrupa Komisyonu hazırladığı ‘Agenda 2000’AB’ne üyelik şartı olarak aday ülkelerden demokratik bir düzeni garanti edecek kurumsal istikrarı, hukukun üstünlüğünü ve azınlıklara saygıyı talep ediyor. Bir azınlık dili yayıncısı olarak MED-TV AB’nin bu kriterleri tıpkı Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine uyguladığı gibi Türkiye’ye karşı, Türkiye’deki Kürtler’in haklarıyla ilgili olarak aynı şekilde uygulamasını talep ediyoruz. Şu ana kadar Türkiye - AB ilişkilerinde Türkiye’nin stratejik konumu dikkate alınarak insan hakları sorununun entegrasyon yolu ile çözülebileceği, bu nedenle önkoşul sayılmaması gerektiği belirtildi. Biz, belirtilen kriteryaların Türkiye ve diğer ülkeler için ayrı ayrı uygulanmasını hayal kırıcı buluyoruz. … Çok açıktır ki Türkiye’nin insan hakları karnesi AB standartlarının oldukça altındadır. İnsan hakları konusunda Türkiye’ye yapılacak zorlamaların bu konuda büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

Uluslararası örgütlerin ve resmi platformların dışında örgüt, MED-TV gibi kuruluşlarını meslek dernekleri kurmaya ve halihazırda kurulmuş olan ulusal meslek kuruluşlarına katılmaya teşvik etmiştir. Bundan amaç sivil kanallardan görüşlerini Alman, Fransız, İngiliz ve diğer Avrupa ülkeleri kamuoylarına ‘daha tarafsız’ bir görünüm altında verebilmek olmuştur. Kürdistan Gazeteciler Birliği (Union of Journalists from Kurdistan) bu konuda iyi bir örnektir. Birlik Başkanı Cahit Mervan, MED-TV’nin kapatılma kararının görüşüldüğü günlerde ‘gazeteci’ kimliğinden de yararlanarak içinde bulunduğu platformu sonuna kadar kullanmış, tüm İngiliz medyasını Türkiye aleyhinde bilgilendirmiş ve ‘meslektaşlarını’ MED-TV’nin kapatılmasına karşı direnmeye çağırmıştır.

Bu çağrılar hepten karşılıksız kalmadığı gibi, meslek dayanışmasının doğal bir sonucu olarak NUJ (National Union of Journalists), yani İngiliz Ulusal Gazeteciler Birliği gibi meslek kuruluşları Türkiye’yi yakın takibe almışlardır. Düzenli olarak İngiltere’deki PKK yanlısı dernekler tarafından bilgilendirilen NUJ, özellikle Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü üzerinde durmuştur. Bu konuda KHRP ve PKK sempatizanları tarafından kurulan gazeteci ve yazar dernekleri ile sıkı bir işbirliği içinde olan NUJ, Özgür Gündem gibi PKK’ya destek veren gazetelerin karşılaştığı kapatma cezalarını en kısa zamanda İngiltere ve Avrupa gündemine getirmiştir. Bu ve benzeri kurumların ilişkileri sadece meslek örgütleri aracılığıyla da olmamıştır. Herhangi bir sıkıntıda, bu tür dernekler, örgüt taraftarlarınca mektup ve faks yağmuruna tutulmuş, böylece kamuoyundan bu yönde bir talep olduğu izlenimi verilmeye çalışılmıştır.

2. Avrupa’daki Kürt Kökenli Göçmenler Üzerindeki Etkisi

MED-TV yayında olduğu dönemde Avrupa’daki göçmen ve sığınmacı Kürtler üzerinde büyük bir etki oluşturmuştur. Artık PKK’nın ev ev dolaşıp görüşlerini anlatması gerekmemektedir. Evlerin oturma odalarına kadar giren ve her yaş grubundan insana hitap edecek programlar hazırlayan ve bu programların arasına PKK propagandasını sıkıştıran MED-TV, umulmadık kişileri PKK’ya bağlamış, en azından Türkiye karşıtı bir hale getirmeyi başarmıştır. MED-TV çanak anteni olan herkes tarafından izlenebildiği için İngiltere’deki Türk toplumu üzerinde de olumsuz etkileri olmuştur. Örneğin yaklaşık 30 yıldır İngiltere’de, Londra dışında bir şehirde yaşayan ve dönercilik yapan bir kişinin bu yayınlar ile birlikte nasıl Türkiye aleyhtarı bir konuma çekildiğini bu satırların yazarı bizzat gözlemlemiştir. Daha önceleri siyasî konulardan haz almayan ve her fırsatta Türkiye’yi yabancılara karşı savunan Kürt kökenli bu şahıs, “yayınlar ile birlikte gözünün açıldığını ve gerçekleri görmeye başladığını” defalarca tekrarlayıp, çevresinde PKK’nın doğal bir temsilcisi gibi davranmaya başlamıştır. Benzeri bir etki özellikle Kuzey Londra’da gözlenmiştir. MED-TV’nin genç nesiller üzerindeki etkisi ise daha önce de belirtildiği gibi çok daha yıkıcı bir düzeyde olmuştur.

MED-TV’nin etkisi sadece Türkiyeli Kürtler ve İngiltere’deki göçmenler üzerinde olmamış, MED-TV diğer Kürt gruplar arasında da PKK’ya büyük bir avantaj sağlamıştır: MED-TV sayesinde PKK bazı çevrelerce tüm dünyada Kürtler’in tek temsilcisi gibi algılanmaya başlanmış ve Kürtler ile ilgili bir çok toplantıya MED-TV yetkilileri “yeryüzündeki tüm Kürtleri temsilen” katılmışlardır. Bu da doğal olarak, yukarıda da değinildiği üzere, diğer grupları rahatsız ederken PKK’ya gücünün ötesinde bir temsil gücü vermiştir.

3. Kuzey Iraklı Kürtler Üzerindeki Etkisi: KTV, KurdSat

Şüphesiz PKK’nın televizyon yayıncılığı alanına girmesi en çok Kuzey Irak’ta etkili olmuş, bu bölgedeki dengeleri yakından ilgilendirmiştir. PKK televizyon kanalı sayesinde kendisini “tüm Kürtler’in temsilcisi” olarak göstermeye başlamıştır ki, bu iddia doğal olarak diğer Kürt grupların büyük çaplı tepkilerine neden olmuştur. Hatta bazı gruplar MED-TV’ye yasaklama getirmek istedilerse de bunu başaramamışlardır. Bunun üzerine PKK’nın televizyon sayesinde nasıl bir üstünlük sağladığını fark eden rakip gruplar da yarışta yerlerini almanın zamanının geldiği kanaatine ulaşmışlardır. Bu çabaların sonucu olarak, 2000 yılı sonu itibariyle Kuzey Irak’ta yayın yapan Kürtçe televizyon sayısı 30’u bulmuştur. Bunların ikisi dışında geri kalanları yerel kanallar ve kanal sayısındaki artışta en önemli faktörler ulus devlet olma çabası ve PKK’nın bu konuda kat ettiği yol olmuştur. Makale: Sedat LAÇİNER

 
Vizite Sayısı: 2008 yılında (İlk 7 Ay) sitemizi 1.002.711 (tekil) kişi ziyaret etmiştir. Teşekkür ederiz.
Copyright © 2005-2008 IBNEYIZ.BIZ. Bütün Hakları İbnelerindir.
Lütfen Okuyun: Kullanım Koşulları ve Hakkımızda
ÖNEMLİ: Bu sitede Kürt Dostlarımızın Onurlarını Rencide Edecek Şeyler Yazmaktan Kaçındık.
Sitemiz tamamen PKK lı İBNELER için hazırlanmıştır. Bakıp bakıp osbir çeksinler.
AnaSayfa | En İyi 10 İbne | Haberler | Fotoğraf Galerileri | Karikatürlerimiz | English News
Destekleyenler | İletişim| Banner
SiteFeed   RSS 2.0   CSS Valid   Html Valid     IBNEYIZ.BIZ